top of page

Masa Tenisinde Sakatlıklar

Sevgili ‘’Masa Tenisi Sözlük’’ takipçileri ve Masa Tenisi Branşına gönül verenler Masa Tenisinde Sakatlıklar konusu ile sizlerle birlikteyim.


Sizlerin de yaşamış olabileceği ve camiamızda sporcuların yaşadığı sakatlıkları duymuş ya da görmüşsünüzdür.


İster amatör düzeyde olsun, ister performans hatta sağlık amaçlı yapılsın bu sakatlık risklerini her birimiz taşıyabilir ve yaşayabiliriz.


Masa Tenisi sporcularının en sık alt vücutta ayak bileği, diz, üst vücutta ise dirsek, el bileği ve omuz bölgesi sakatlıkları yaşadığını biliyoruz.


Nedenlerini bu şekilde sıralamayı tercih ederiz;

Yetersiz ısınma,

Doğru olmayan vuruş biyomekaniği,

Yetersiz Atletik Performans seviyesi,

Aşırı antrenman vb.


Yaşanılan sakatlık türleri;

Yumuşak Doku,

Eklem,

Tendon ve Ligament yaralanmaları,

Kemik Yaralanmaları şeklinde gerçekleşir.


Peki, bilgilerimiz yeterli mi?


Sadece Dış faktörlerle bu süreci tanımlamak gerçeğin tamamını yansıtıyor mu?


Sakatlıkların ve iyileşme süreçlerinin Genetik temellerini biliyor muyuz, bilmeden aldığımız riskin farkında mıyız?


Yaralanmaya yatkınlığımızı ve sonrasında İyileşme hızımızı genlerimiz belirler, bizlerde yaptıklarımız ve yapmadıklarımızla bu sürece katkıda bulunuruz.


Bu Genler, özellikleri ve yapılanlara gelin birlikte bakalım!


COL1A1 Geni (Collagen Type I Alpha 1 Chain)

Egzersizle birlikte Tendon ve Ligament yaralanmaları ile alakalı gen bölgemizdir. Masa Tenisi Hareket açılarının anatomik yapıya ve biyomekaniğine uygun olmaması ve eklemlerin üzerinde aşırı basınç yaratacak yüksek dirençlere maruz bırakılması sonucunda yaralanma gerçekleşir. Bu gen bölgesinde bir yaralanmaya yatkınlık var ise Antrenmanın hacim, süre, şiddet ve sıklığını genetik yapıya uygun düzenlenmelidir. Kolajenin seviyesi bağ dokularının gücünü ve esnekliğini olumlu ya da olumsuz etkiler. Bu gen bölgesindeki duruma göre beslenme de doğal ve ek takviyeler alınması gerekebilir.


GDF5 Geni (Growth Differentiation Factor 5)

Kemik ve kıkırdak oluşumunda rol oynayan büyüme faktöründen sorumludur. Tendinopati ve Osteoartirit sakatlıkları ile alakalıdır. Özellikle Diz tendon sorunları bu gen bölgesi ile ilgilidir. Eğer bir yatkınlık varsa Antrenman ve maç sonrasında uygun stretching egzersizleri ile yoğunlaşan stresin dağıtılması gerekmektedir. Bağ dokularını güçlendirecek besin ve takviyelere önem verilmelidir.


SOD2 Geni (Superoxidedismutase 2)

Egzersiz sonrası oksidatif stres seviyesine bağlı iyileşme sürecini etkiler. Oksidatif stres ve doku hasarlarına karşı koyma ve bağışıklık sistem yanıtı ile alakalıdır. Yüksek şiddetli ve ağır antrenmanlar sonucunda ortaya çıkan ve hücreler üzerinde toksit etkisi bulunan serbest radikallere karşı bağışıklık düzeyini belirler. İyileşme yavaş ya da hızlı olur. Genetik yatkınlık durumuna göre, bireysel risk faktörlerini ortadan kaldırmak için vitaminler, mineraller ile antioksidan savunma sistemini desteklenmesi gerekebilir.


IL-6 Geni (Interleukin 6) ve IL-6R Geni (Interleukin 6 Receptor)

Bağışıklık istemiyle birlikte Sportif açıdan, yüksek şiddetli ve ağır antrenmanlara karşı dokuların hasar seviyesini ve onarım süresini ile ilgilidir. Doku yaralanmaları sonucunda ortaya çıkan sakatlıklarda dokuların iyileşme yeteneğine bağlı recovery yaparak rehabilitasyon sürecinden sorumludur. Diyet bu gen bölgesindeki değişimlere bağlı planlanmalıdır.


TNF (Tumor Necrosis Factor)

Bağışıklık sistemi ile birlikte Sportif Performans açısından, yüksek şiddetli egzersiz sonucunda doku inflamasyon seviyesine bağlı iyileşme süresini belirler. Sağlık açısından; Virüsler, tümör oluşumu ve kanser türlerine karşı bağışıklık sistemi düzeyi ile alakalıdır.


CRP (C-Reactive Protein)

Sportif performans açısından; ağır ve yorucu antrenmanlar sonrasında doku hasarı seviyesine göre(inflamasyon) ve buna bağlı olan recovery (yeniden yapılanma) süresini etkiler. Antrenman sonrası dinlenme süreci ile direk alakalıdır. Egzersiz sonrasında (hacim ve şiddet ve sıklığa bağlı) olarak beslenmenin genetik yapıya uygun planlanması gerekir.

Yukarıda bahsettiğimiz gen bölgeleri; Sakatlığa yatkınlık, sonrasında iyileşme ve bağışıklık sistemi ile ilgili olup Sportif Performansın önemli belirliyecileridir. Sadece bir kısım bahsettim. Konu çok ayrıntılıdır.


Yaptığımız her antrenman vücutta bir etki ve buna karşı bir tepki yaratır. Kimin çift, kimin tek antrenman yapacağı, kimin az veya daha fazla dinleneceği buna göre belirlenir.


Bu nedenle çok çalışmak yerine, kişiye uygun çalışmak faydalı olacaktır.


Kişiye uygun antrenman tipi,şiddeti, hacmi, süresi, sıklığı belirlenmelidir. Dinlenme kişiye uygun olmalıdır.


Beslenme yukarıdaki genlerin düzeylerine göre planlanmalıdır.


''Çok çalışmak zarar verebilir.''


Bu özellikleri bildiğiniz zaman deneme yanılma yapmadan doğru bir programlama yaparak ile üst düzey performansa erişebilirsiniz.


Hangi sporcuların en başarılı olacağını GENETİK belirler.


Tüm bu bilgileri ve daha fazlasına Genetic Trainer® testi yaptırarak öğrenebilirsiniz.


(Bilgi için: www.genetictrainer.com.tr)


Sağlıkla kalın...


Saygılarımla


M. Babür ÜSTÜNDAĞ

155 görüntüleme4 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
Post: Blog2_Post
bottom of page